Saat 12
Umut tükendi,
Çok derinlerden bir uğultu düştü gökyüzüne.
Karanlığın üstünü örten her ışık hepbirden titredi ve söndü.
Ölümün büyük kara çanı duyuldu heryerde, hiçliğe savurdu umutsuzların aklını.
Nehre dalan bir timsah gibi susturdu geveze kurbağaları.
Sessizliğin içinde bir başına oturdu göklerin tahtına, tüm doğa diz çöktü önünde.
Yaşam yeniden sarmaya başladı ruhunu, tek tek belirmeye başladı yıldızlar.
Sonra ışıklı beyaz elbisesiyle Ay karıştı aralarına
Ve sonra da gecenin kara tülünü yavaş yavaş eriten Güneş,
Açık mavi bir örtü serildi gökyüzüne,
Tenefüse çıkan çocuklar gibi coşku içinde uyanıverdi yaşam yeniden.
Yeniden karışıp yitti ölümün sesi kalabağın arasına,
Bekledi orada gündüz görünmeyen baykuşlar gibi.
Günebakan tarlasına üşüşen kargaları izleyen bir korkuluk gibi bekledi.
Sabırla bekledi o gecesinin gelmesini.
